Göçmen Sözlüğü

[A]

Açan: Mademki.
Ağlanmak: Şikâyet etmek
Ahretlik: Deliorman tarafta evlatlık
Akına: Saf, öz, çok gibi manalarda kullanılır
Akıtma: Krep
Alatlamak: Acele etmek
Alma: Elma
Amsalak: Salak
Amıca: Genelde çiftçilikle uğraşan (genellikle de dindar) saf Türk.
Amır: Hamur
Anlatmak, anlattırmak: Sohbet etmek
Anteri: Gömlek
Aretlik: Kadınlar arasında cennetlik arkadaş.
Arın burdan: Git, defol
Aşlak: Deliorman tarafta kötü, fena
Avrık: Patavatsız
Avlu: Bir evin, bir okulun ya da bir iş yerinin bahçe kısmı
Ayaz: Aydınlık
Aydamak: Sürmek

[B]

Bakıığ (bakır): Çeşmelerden su taşıma amaçlı bakır kap
Bahşış, bahşiş: Hediye
Bazkere(bazıkere): Bazen
Bayır: Yokuş ve orman manasında kullanılır
Bayın: Şımarık, kaprisli, nazlı (bayınıp durma)
Basma: Basmalı, basma desenli kadınların giydiği şalvar
Beygir(biygir): At
Besleme: Evlatlık
Bıldır: Geçen seneki
Bızıklamak, bırgalamak, takılmak: Şakalaşmak
Bostan: Deliorman ve Şumnu tarafta aslen kavun ve karpuz için kullanılsa da genelde karpuz manasına gelir. Genel olarak kavun ve karpuz tarlası için de bostan denebilir.
Bokluk: Çöp, çöplük
Boz: Sarışın
Boğsak: Zağın, kuduruk, kudurmuş
Buba: Baba
Bulanmak: Bir şey tarafından kirlenmek
Büber: Biber
Büürek: Böbrek
Börülce: Fasulye

[C]

Cambaz havası: Çingene havası
Cingil: Küçük kova

[Ç]

Çatrık: Dörtyol ağzı
Çember: Başörtü
Çekişmek: Kavga etmek, azarlamak
Çeşind: Çeşit
Çığırmak: 1.Türkü çığırmak, şarkı söylemek 2.Birisini çağırmak
Çini: Tabak
Çitlemek: Çekirdek yemek
Çöğdürmek: Küçük tuvalet ihtiyacını görmek
Çönmek: Üstüne çullanmak
Çömçe: Yemek kepçesi
Çörtlen: Çayırlık
Çotuk: Kütük
Çüğmek, çövmek: Zıplamak
Çükündür balı: Pekmez

[D]

Dalamak: Köpeğin ısırması
Darılmak:
Azarlamak
Divan:
Kanepe
Dolaşmak:
Ziyaret etmek
Don:
Şalvar
Dürmek:
Katlamak
Düzenleeğ:
Evde ufak tefek tamir amaçlı kullanılan pense, tornavida, testere vs… gibi aletler.

[E]

Encek: Burgaz tarafta, aslen küçük hayvan yavrusu manasına gelse de genel olarak Bulgaristan’da küçük çocuklar için kullanılır
Enik:
Deliorman ve Şumnu tarafta yine küçük çocuklara hitap için kullanılır
Enikonu:
Ciddi ciddi, harbi (örneğin: Enikonu gelmişsin konuşmaya benle)
Enser:
Çivi

[F]

Fasle: Fasulye
Falfara: Deliorman tarafta sözün nereye gideceğini düşünmeden konuşan
Fışkan: Deliorman tarafta ince ve esnek dal (dayak atmak için kullanılır)
Fıydırmak: Atmak

[G]

Geçirmek: Yolcu etmek
Gıygı: Keman
Gırnata: Klarnet (kınalarda çalınan köçek şarkılarına da denir)
Gicikli: Uyuz
Gidişmek: Kaşınmak
Giyimlee: Elbiseler
Gördebil: Olmayan yemek (Gör+de+bil)
Gözükmek: Çıkışmak, ikaz etmek
Göregör: Başkalarından gördüğünü yapan, taklitçi
Gözletmek: Gözetlemek
Gocuk: Mont
Gogu: Çocukları korkutmak için kullanılan canavar.
Gugucuk: Kumru
Guguleta: Kapüşon
Güvee: Damat

[H]

Havla: Helva
Hayta: İt, mecaz anlamda serseri

[I]

Irgalamak: Sallamak, sarsmak
Isım: Akraba
Iştır(labada): Ispanak gibi ama tüysüz, yemeklerde kullanılan bir bitki.
Iştınma: Konuşma, sus

[İ]

İlenmek: Beddua etmek
İğlenmek: Oyalanmak
İnge: Yenge
İskemle(skemle): Sandalye
İskirtmek: Birinin aleyhine doldurup saldırtmak (köpek için de kullanılır)
İslee: iyi
İslee o zıra: İyi o zaman
İşlemek: Çalışmak

[K]

Kaçmak: Koşmak
Kalp: Tembel, hantal
Kalbur: Un elemek için kullanılan elek
Kankilmek: Ölüm derecesinde bayılmak
Karamık: Böğürtlen
Karayaz: Esmer
Karşılamak: Ağırlamak
Katık: Kaymak
Katakulli yaptı: Yalan söyledi
Kavi: Kuvvetli
Kezlemek: Nişan almak, gözüne kestirmek
Kıstırmak: Sıkıştırmak
Kırkmak: (tüy ya da saç) kesmek
Kırnap: Kalın ip
Kızan: Erkek çocuk
Kirez: Kiraz
Kocana: Babaanne
Kotika: El arabası
Kosa: Tırpan
Koşalamak: Kovalamak
Kösteklenmek: Ayağı takılmak
Kubarmak: Şımarmak, kabarmak
Kumpir: Patates
Küpülü: Taşana dek dolu

[L]

Lüpçü: Bedava yemek arayan, obur, doysa bile yemeğe devam eden
Lüpürtü: Gürültü

[M]

Makak: Baston
Mallim: Öğretmen
Mari: Bayanların birbirine hitabı
Maşına: Kuzineli soba
Maytap: Şaka
Maytap geçmek: Alay etmek, dalga geçmek
Maşrapa: Köylerde su içmek için kullanılan, demirden yapılmış, kenarında tutacağı olan genelde dışı beyaz renkte boyanmış bardak.
Mısmıl: İyice, adamakıllı
Miskin: Kirli, pis
Mokurdanmak: Somurtmak

[N]

Nacak: Balta
Nalet: Yüzsüz, arsız, ukala, terbiyesiz
Namazla: Seccade

[O]

Onculayın: Ona göre, onun gibi
Onuştan: Bu sebeple
Oranta: Hane halkı
Otalanmak: Zehirlenmek

[P]

Pabıç: Terlik
Paçoz: Uyumsuz giyinen
Paklamak: Temizlemek
Pala: Örtü, battaniye
Palaçor: Pasaklı, dağınık
Pali (Pıdik): Köpek yavrusu
Pança: Avuç
Pançalamak: Avuçlamak
Papır: Dere kenarlarındaki sazlık
Papi(Pape): Küçük yaştaki “Fatma” adlı kızlara hitap şekli
Pazı: Yufka
Pelik: Saç örgüsü
Peşkir: Havlu
Pıtret: Resim, fotoğraf
Pide: Börek
Piğpi: 1-Burgaz tarafta kaz  2- Şumnu tarafta hindi
Poturdak: Motosiklet
Püsür: Dağınık, tembel

[S]

Salmak: Havlamak
Samıt: Aptal, geri zekâlı
Sarmaşmak: Sarılmak
Savulmak: Çekip gitmek
Saya: Koyunların durduğu ağıl
Sayvant: Kenarları açık, yüksek tavanlı yapı
Senişmek: Solup buruşmak (daha çok bitkiler için kullanılır)
Sergen: Raf
Seslemek: Dinlemek
Seki: Sandalye
Sıbıtmak: Atmak
Sınmak: Bıkmak
Sırnaşmak: Yılışmak
Sızdırma: Kavurma
Sifte: İlk defa
Sini: Yer sofrası
Soğukluk: Hoşaf
Somak şişirmek: Bir şeye kızmış olmak
Somak: Yüzün çene, dudak ve yanak kısımlarından oluşan bölüm
Somun: Ekmek
Susak: Aptal
Suvacı: Ortası eğik iki ucuna kova takılıp, omuzda su taşımaya yarayan sopa(suağacı)
Sündürmek: Çekip uzatmak
Süsmek: Boğanın boynuz atması
Süven: Kalın sopa

[Ş]

Şefteli: Şeftali
Şılak: Parlak
Şırfıntı: Oru…..
Sundurma: Veranda

[T]

Talika: At-eşek arabası
Takaza etmek: Başının etini yemek
Tekerlenmek: Yuvarlanmak
Tentene: Dantel
Tepmek: Topa vurmak manasında
Taraşman: Ağustos böceği
Teşindi: Şimdi
Tete, tiyze: Teyze
Tıkız: Sert
Tokat kapısı: Köylerde tahtadan yapılmış büyük ve genişçe dış kapı
Toparlak: Yuvarlak
Trampa: Değiş tokuş
Tuyan: Şişman

[U]

Uğratmak: Kovmak
Ummak: Canı çekmek
Urba: Elbise
Usanmak: Yorulmak
Uşak: Deliorman ve Şumnu tarafta çocuk
Uyuntu: Uyuşuk ve tembel kimse

[Ü]

Ünük: Boğaz
Ünüklemek: Boğazlamak

[V]

Velespit: Bisiklet

[Y]

Yağlık: Mendil
Yalabık: Kaygan
Yanışlamak: Taklit etmek
Yantiri: Ortalığı karıştırmak için her söylenenin tersini söyleyen, nifakçı
Yılık: Şaşı
Yiğin: Hafif
Yapıştıracam ikicik: İki tokat atacağım manasında

[Z]

Zar: Avcılıkta kullanılan kuş köpeği
Zatı: Zaten
Zerdeli (zerdali): Kayısı
Zamane: Yeniyetme gençlik

 

Bir Cevap Yazın